
Gece uykudan uyandığınızda serçe parmağınızın ve yüzük parmağınızın uyuştuğunu, elinizi sallamadan rahatlayamadığınızı fark ediyor musunuz? Bilgisayar başında uzun süre kaldığınızda avuç içinizde yanma, karıncalanma hissi oluyor mu? İşte bu tabloların arkasında çoğu zaman sandığımızdan daha ciddi bir sorun, yani ulnar sinir sıkışması yatabiliyor. Çoğumuz “nasıl olsa geçer” deyip önemsemiyoruz ama sinir dokusu ne yazık ki sabrımızı çok da tolere edemiyor; zamanında müdahale edilmeyen sıkışmalar kalıcı hasarlara kadar gidebiliyor.
Bu Yazıda Okuyacaklarınız
Ulnar sinir sıkışması nedir?
Basitçe anlatmak gerekirse ulnar sinir, boyundan başlayıp kol boyunca ilerleyen ve elin özellikle serçe ve yüzük parmağının hissinden ve bazı el kaslarının çalışmasından sorumlu olan bir sinirdir. Bu sinir, bileğin iç tarafında “Guyon kanalı” adı verilen dar bir tünelden geçer. Bu tünelde sinirin üzerine fazladan baskı binmesi, sinirin adeta bir kablonun ezilmesi gibi sıkışmasına yol açar ve ortaya ulnar sinir sıkışması tablosu çıkar.
Guyon kanalı sendromu diye de adlandırılan bu durum, el bileği düzeyinde sinirin bası altında kalmasıyla ortaya çıkan ağrı, uyuşma, karıncalanma ve ilerleyen aşamalarda güç kaybı ile kendini gösterir. Bize göre bu tabloyu önemli kılan şey, sadece rahatsız edici bir uyuşma yaşatması değil, gerekli tedavi geciktiğinde el kaslarında kalıcı zayıflık ve şekil bozukluğuna kadar gidebilmesidir.
Ulnar sinirin yolu: Dirsekten el bileğine uzanan hassas hat
Ulnar siniri anlamadan bu hastalığı tam olarak kavramak mümkün değil. Sinir, dirsek iç kısmında “medial epikondil” adı verilen kemiğin arkasından geçer, kol boyunca ilerler ve el bileğinin avuç içi tarafında Guyon kanalı denilen yaklaşık 4 cm’lik bir koridordan elin içine giriş yapar. Bu dar geçidin içinde sinirin yanı sıra damar yapıları da yer alır.
Sinir daha sonra dallara ayrılır ve serçe parmağı ile yüzük parmağının iç yanındaki duyudan, aynı zamanda elin ince hareketlerini yöneten küçük kaslardan sorumlu hale gelir. Yani düğme ilikleme, anahtar çevirme, kalem tutma gibi “ince işçilik” gerektiren hareketlerin bir kısmı bu sinir sayesinde mümkün olur. Bu yüzden ulnar sinirdeki bir sıkışma sadece “hafif bir uyuşma” değildir; el becerilerinin kalitesini doğrudan etkileyen bir problemdir.
Ulnar sinir sıkışması sebebi nedir, ulnar sinir sıkışması neden olur?
“Ben ne yaptım da bu sinir sıkıştı?” sorusu hastalarımızdan en sık duyduğumuz cümlelerden biri. Açıkçası her zaman tek bir neden gösterebilmek mümkün değil; bazen hiçbir belirgin sebep yokken bile bu tabloyu görebiliyoruz. Yine de en sık karşılaştığımız ulnar sinir sıkışması sebebi ve risk faktörlerini şöyle toparlayabiliriz:
- Gangliyon kisti: Guyon kanalı içinde gelişen, içi sıvı dolu iyi huylu kistler sinirin üzerine baskı yaparak sıkışmaya yol açabilir.
- Geçirilmiş kırıklar veya travmalar: El bileği çevresindeki eski kırıklar, yanlış kaynamalar veya darbeler tünelin yapısını bozabilir.
- Romatizmal hastalıklar: Romatoid artrit gibi bağ dokusu hastalıkları, eklem çevresinde şişlik ve doku kalınlaşmasına sebep olarak sinirin geçtiği alanı daraltabilir.
- Tekrarlayan mikrotravmalar: Bisiklet sürerken gidona uzun süre ve sertçe yük binmesi, scooter veya motosiklet kullanımı, titreşimli el aletleriyle çalışma gibi durumlar.
- Ofis ve bilgisayar kullanımı: Bileği masa kenarına yaslayarak mouse kullanmak, uzun süre klavye başında hatalı pozisyonda kalmak.
- Kemik ve damar problemleri: Hamate kemiği kırıkları, ulnar arterde anevrizma ya da tromboz gibi nadir ama önemli tablolar.
Özetle, ulnar sinir sıkışması neden olur sorusunun net bir cevabı her zaman olmasa da; bileğe binen tekrarlayıcı yükler, kanal içinde yer kaplayan kitleler ve anatomik darlıklar tabloyu tetikleyen ortak başlıklar diyebiliriz. Gördüğümüz kadarıyla özellikle 30–60 yaş arasında, yoğun el ve bilek kullanımı olan kişilerde daha sık karşımıza çıkıyor; ancak bu, daha genç veya daha ileri yaşta görülmeyeceği anlamına gelmiyor.
Ulnar sinir sıkışması belirtileri nelerdir?
Belirtiler, sinirin hangi dalının ne kadar süreyle sıkıştığına göre değişir. Bazı hastalar sadece hafif uyuşma ile gelirken, bazılarında el kaslarında belirgin erime ve şekil bozukluğu bile görebiliyoruz. Yine de tipik şikâyetleri birkaç başlık altında toplamak mümkün.
Erken dönem belirtiler
- Serçe parmakta ve yüzük parmağının serçe parmağına bakan yarısında uyuşma, karıncalanma, iğnelenme hissi.
- Gece artan, bazen uykudan uyandıran yanma veya elektrik çarpması tarzında ağrı.
- Bilgisayar başında, telefonla uzun süre konuşurken veya bisiklet sürerken artan karıncalanma.
- Avuç içinde özellikle küçük parmak tarafında dolgunluk, baskı hissi.
Burada kritik ayrım şu: Karpal tünel sendromunda başparmak, işaret parmağı ve orta parmak daha çok etkilenirken; ulnar sinir sıkışmasında sorun çoğunlukla son iki parmakta belirgindir. Yani uyuşmanızın yeri bile teşhis için önemli bir ipucu veriyor.
İleri dönem belirtileri ve “pençe el” görünümü
Eğer süreç uzar ve sinir üzerindeki baskı devam ederse, iş sadece uyuşma ile kalmaz. Sinirin kaslara giden motor lifleri de etkilenmeye başlar ve bu noktadan sonra tablo biraz daha ciddileşir:
- Elin iç tarafındaki küçük kaslarda zayıflama ve zamanla incelme (atrofi).
- Parmakları yana açma, birleştirme, ince kavrama hareketlerinde zorlanma.
- Düğme ilikleme, fermuar çekme, anahtar çevirme gibi ince motor hareketlerde beceri kaybı.
- Nesneleri elden düşürme, elin “sakarlaşması”.
- İleri vakalarda serçe ve yüzük parmağının avuç içine doğru kıvrılıp açılamaması; tıpta “ulnar pençe el” olarak adlandırılan görünüm.
Bizce en önemli noktalardan biri şu: Sinir hasarı ilerleyip kaslarda kalıcı değişiklik yaptıktan sonra, ameliyatla sıkışma açılsa bile her zaman tam olarak eski haline dönmek mümkün olmuyor. Bu nedenle ulnar sinir sıkışması belirtileri ortaya çıkar çıkmaz beklemek yerine, bir uzman değerlendirmesi almak her zaman daha akıllıca.
Ulnar sinir sıkışması nasıl anlaşılır? Tanıda neler yapılır?
Birçok hasta bize “Hocam bu karıncalanma gerçekten tehlikeli mi, yoksa kas yorgunluğu gibi bir şey mi?” diye soruyor. Açık konuşmak gerekirse, sadece şikâyet dinleyerek bile çoğu zaman güçlü bir ön tanı koymak mümkün. Yine de tanının netleşmesi ve sıkışmanın seviyesinin belirlenmesi için bazı yardımcı testlerden yararlanıyoruz.
1. Ayrıntılı hikâye ve fizik muayene
- Şikâyetlerin ne zamandır sürdüğü, neyle arttığı ya da azaldığı sorgulanır.
- Hangi parmaklarda uyuşma olduğu, el sırtının etkilenip etkilenmediği değerlendirilir.
- Kas gücü testleri ile el içi kaslarda zayıflama olup olmadığına bakılır.
Muayene sırasında uygulanan en basit ama değerli testlerden biri Tinel testidir. El bileği düzeyinde Guyon kanalının üzerine parmakla hafifçe vurulur. Eğer serçe ve yüzük parmağına doğru elektrik çarpması veya karıncalanma yayılıyorsa, bu test pozitif kabul edilir ve sinir sıkışmasından şüphelenilir.
2. EMG (Elektromiyografi) ve sinir ileti çalışmaları
Klinik olarak şüphe varsa, tanıyı netleştiren “altın standart” inceleme EMG’dir. Bu testte sinirlerin elektrik iletme hızı ve gücü ölçülür. Böylece:
- Sinirde gerçekten bir iletim bozukluğu olup olmadığı,
- Bu bozukluğun dirsek seviyesinde mi, el bileğinde mi yoksa daha farklı bir noktada mı olduğu,
- Hasarın hafif, orta ya da ağır derecede mi olduğu
ortaya çıkar. Özellikle kübital tünel (dirsek) ve Guyon kanalı (el bileği) sıkışmalarını ayırt etmek açısından EMG oldukça yol göstericidir. Çünkü her iki durumda da aynı sinir etkilenir ama tedavi yaklaşımı farklıdır.
3. Görüntüleme yöntemleri
Siniri içeriden sıkıştıran bir kitle, gangliyon kisti ya da damar problemlerinden şüpheleniliyorsa, MR veya ultrason gibi görüntüleme teknikleri devreye girer. Ultrason, aynı zamanda tedavi amaçlı yapılacak kortizon enjeksiyonlarının doğru yere uygulanmasını da sağlar. Yani hem tanı hem tedavi sürecinde bize eşlik eden pratik bir araçtır.
Ulnar sinir sıkışması nasıl iyileşir?
Burada net olmakta fayda var: Sinir sıkışmalarının hepsi tek bir formülle düzelmez. Bazı hafif vakalar istirahat ve basit önlemlerle toparlarken, kiste bağlı sıkışmalarda tek kalıcı çözüm ameliyat olabiliyor. Yani ulnar sinir sıkışması nasıl iyileşir sorusunun cevabı, altta yatan nedene ve hasarın derecesine göre değişiyor.
Biz genelde tedaviyi iki ana başlıkta ele alıyoruz: Ameliyatsız (konservatif) yöntemler ve cerrahi tedavi.
Ulnar sinir sıkışması tedavisi: Ameliyatsız seçenekler
Erken dönemde, sinir henüz ciddi hasar görmemişken, çoğu hastada ameliyatsız yöntemlerden önemli ölçüde fayda görmek mümkün. Tabii ki bu süreç mutlaka uzman kontrolünde yürütülmeli; “internette okudum, kendim hallederim” yaklaşımı burada pek güvenli değil.
1. Aktivite düzenleme ve istirahat
- Uzun süre gidon, mouse veya masa kenarına yüklenerek el bileği üzerinde baskı oluşturan hareketlerden kaçınmak.
- Bilgisayar kullanımında bilek desteği kullanmak, masanın kenarını yumuşak pedle desteklemek.
- Tekrarlayıcı, titreşimli el aletleriyle çalışmayı mümkünse azaltmak ya da molalar vererek yapmak.
2. Bilek ateli ve pozisyonlama
Gece kullanılan yumuşak bilek atelleri, bileğin nötr pozisyonda kalmasına yardımcı olarak sinir üzerindeki baskıyı azaltabilir. Özellikle sabahları daha yoğun uyuşma hisseden hastalarda bu basit önlem bile ciddi rahatlama sağlayabiliyor.
3. İlaç tedavisi
Doktor kontrolünde kullanılan antiinflamatuar (iltihap azaltıcı) ve ağrı kesici ilaçlar, sinir çevresindeki ödemi azaltarak şikâyetleri hafifletebilir. Bazı durumlarda sinir ağrısını azaltmaya yönelik farklı ilaç grupları da tedaviye eklenir. Ancak bu ilaçların mutlaka hekim tarafından düzenlenmesi gerektiğini hatırlatalım.
4. Ultrason eşliğinde kortizon enjeksiyonu
Guyon kanalı içine ultrason rehberliğinde uygulanan kortizon enjeksiyonu, sinir çevresindeki iltihabi reaksiyonu azaltarak basıyı hafifletebilir. Ultrason kılavuzluğunun en büyük avantajı, ilacın doğru dokuya, doğru miktarda verilmesini sağlaması ve yan etki riskini azaltmasıdır. Erken evrede seçilmiş hastalarda oldukça etkili bir yöntem olabilir.
5. Fizik tedavi ve sinir mobilizasyonu
Deneyimli fizyoterapistler tarafından uygulanan egzersizler, manuel teknikler ve sinir mobilizasyonları, hem sinirin çevre dokularla olan yapışıklığını azaltmaya hem de kas gücünü toparlamaya yardımcı olur. Özellikle ameliyat sonrası dönemde, el kaslarının eski gücüne kavuşması için düzenli fizik tedavi gerçekten kritik bir basamaktır.
Ulnar sinir sıkışması ameliyatı ne zaman gündeme gelir?
Tüm bu ameliyatsız seçeneklere rağmen şikâyetler gerilemiyorsa, EMG’de ileri derecede sinir sıkışması saptanmışsa veya Guyon kanalı içinde kist gibi yer kaplayan bir yapı tespit edilmişse, o zaman ulnar sinir sıkışması ameliyatı gündeme gelir. Kiste bağlı vakalarda açık söylemek gerekirse kalıcı çözüm neredeyse her zaman cerrahidir.
Ameliyat nasıl yapılır?
- Genellikle el bileğinin iç tarafında 2–3 cm’lik bir kesi yapılır.
- Guyon kanalı ortaya konur, sinirin geçtiği tünel dikkatlice açılır.
- Sıkışmaya neden olan kist, kalın bantlar veya lifli dokular temizlenir.
- Sinir serbestleştirilir ve rahat hareket edebileceği bir alan yaratılır.
Ameliyat çoğu zaman bölgesel (kolun uyuşturulması) veya genel anestezi altında yapılır ve aynı gün taburcu olmak sıklıkla mümkündür. Bazı hastalarda kısa süreli bir alçı veya atel ile el bileği korunur, sonrasında ise hareketler aşamalı olarak artırılır.
Ameliyat sonrası iyileşme süreci
İyileşme süreci kişiden kişiye değişir ama genel bir çerçeve çizebiliriz:
- İlk 10–14 gün: Yara bakımı, dikişlerin alınması, elin kalp seviyesinden yukarıda tutulması ve şişliğin azaltılması ön plandadır.
- 2–6 hafta: Hafif el ve bilek hareketlerine başlanır, günlük işlere yavaş yavaş dönüş sağlanır.
- 3–6 ay: Sinir dokusunun iyileşme hızı genelde günde 1 mm civarındadır. Bu nedenle uyuşma ve karıncalanmanın tamamen geçmesi zaman alabilir. Fizik tedavi ve ev egzersizleri bu dönemde kilit roldedir.
Burada gerçekçi olmak lazım: Sıkışmanın süresi uzadıkça, sinirdeki hasarın kalıcı olma riski artar. Yani ameliyat ne kadar erken yapılırsa, özellikle genç hastalarda el fonksiyonlarının normale dönme ihtimali o kadar yükselir. Daha ileri yaşta bile ameliyat sonrası belirgin rahatlama sağlansa da, kasların eski gücüne kavuşması bazen sınırlı kalabilir.
Ulnar sinir sıkışması hangi doktora gidilir, kendiliğinden geçer mi?
Bu sorular da en az “neden bende oldu?” kadar sık karşımıza çıkıyor. Kısaca yanıtlayalım:
- Hangi doktora? Ulnar sinir sıkışması için başvurmanız gereken ana branş ortopedi ve travmatoloji; özellikle el cerrahisi ve periferik sinir cerrahisi konusunda deneyimli hekimlerdir. Bazı vakalarda beyin cerrahisi veya nöroloji ile de ortak çalışma gerekebilir.
- Kendiliğinden geçer mi? Çok hafif, kısa süreli ve nedenin net olduğu (örneğin kısa süreli baskı) durumlarda şikâyetler azalabilir. Ancak gerçek anlamda sinir sıkışması tablosu gelişmişse, “nasılsa geçer” diye beklemek çoğu zaman tabloyu ağırlaştırır. Yani evet, bazen hafifleyebilir ama uzun süre devam eden uyuşma, gece uyanmaları, el becerilerinde azalma gibi şikâyetlerde kendi kendine tamamen düzelme ihtimali düşüktür.
Bizce en sağlıklısı, belirtiler birkaç hafta içinde azalmıyor, aksine artıyorsa mutlaka bir uzman görüşü almaktır. Çünkü erken dönemde yakalanan bir ulnar sinir sıkışması tedavisi hem daha basit hem de sonuçları çok daha yüz güldürücüdür.
Günlük hayatta dikkat edebileceğiniz küçük ama önemli noktalar
Sadece ameliyat ya da ilaç değil, yaşam tarzınızdaki ufak değişiklikler de el ve bilek sağlığınıza ciddi katkı sağlar. İşte pratik birkaç öneri:
- Bilgisayar başında çalışırken bileğinizi masa kenarına yaslamak yerine, bilek desteği kullanın.
- Uzun süre bisiklet, scooter veya motosiklet kullanıyorsanız, gidon tutuşunuzu sık sık değiştirin; eldiven ve gidon pedi kullanmayı düşünün.
- Tek eli uzun süre aynı pozisyonda tutmanız gereken işlerde, her 30–40 dakikada bir kısa molalar verip bileğinizi ve parmaklarınızı nazikçe hareket ettirin.
- Şiddetli ağrı, gece uykudan uyandıran karıncalanma, güç kaybı veya parmaklarda şekil değişikliği fark ediyorsanız, “idare eder” demeden doktora başvurun.
Bu öneriler tek başına mucize yaratmaz elbette ama hem mevcut tedavilerin etkisini artırır, hem de yeniden sıkışma riskini azaltır. Hepimiz biliyoruz ki, küçük alışkanlık değişiklikleri uzun vadede büyük fark yaratıyor.
Son söz: Elinizin sesini ciddiye alın
Sonuç olarak, ulnar sinir sıkışması nedir sorusunun cevabı sadece “ufak bir sinir sıkışması” değil; zamanında teşhis ve tedavi edilmezse el fonksiyonlarını kalıcı olarak etkileyebilen ciddi bir sorun. İster ofiste çalışan biri olun, ister aktif bir sporcu, serçe ve yüzük parmağınızdaki uyuşmayı, avuç içi yanmalarını, elinizdeki güç kaybını hafife almayın. Erken dönemde doğru tanı konulup uygun ulnar sinir sıkışması ameliyatı veya ameliyatsız yöntemler planlandığında, çoğu hastanın günlük yaşamına konforla dönebildiğini kendi pratiğimizde sıkça görüyoruz.
Siz de “Benim şikâyetlerim acaba ulnar sinir sıkışması nasıl anlaşılır sorusuna uyan belirtiler mi?” diye düşünüyorsanız, ertelemeyin. Uzman bir ortopedi ve el cerrahisi değerlendirmesi, hayat kalitenizi sandığınızdan çok daha fazla iyileştirebilir. Sorularınız, merak ettikleriniz ya da randevu talepleriniz için doğrudan siteyi ziyaret edebilir, iletişim kanallarını kullanarak ekibe ulaşabilirsiniz: https://www.utkuerdemozer.com/ Okuduğunuz bu yazı size faydalı olduysa, bir yakınınızla paylaşmanız veya kısacık bir yorum bırakmanız bile belki bir başka kişinin elindeki sorunun erken fark edilmesine vesile olacaktır. Bizce buna değer.
Bu Yazıya Tepkin Ne Oldu ?


